kapak
 

Osteopati

 
Vücut dokularının fonksiyonlarını anatomi, fizyoloji, patoloji, nöroloji, beslenme fizyolojisi temelinde semptomdan çok sebebe yönelik tedavi eden çağdaş modern bir tedaviler sistemidir. Hastalıktan çok hasta ön plandadır. Amaç, temel modern tıp bilimine saygılı, sorumlu, ilkeli terapistler yetiştirerek hastalara kaliteli bilimsel tedaviler sunmaktır. Bu güncel terapi yaklaşımları devletin ve kişilerin sağlık harcamalarında büyük tasarruf sağlamaktadır.

İlk olarak 1874 yılında Amerikalı doktor Andrew Taylor Still tarafından ‘’Osteopati’’ (Osteo: kemik, pathie; şikayet/araz) tanımlanmıştır. Onun tanımlamaları Osteopati tıbbının temelini oluşturmaktadır:

Strüktür ve hareketin önemi
Strüktür ve hareketin birbirine bağımlı olması
Organizmanın ayrıştırılamaz bir bütün olması
Organizmanın kendi kendini iyi edebilme yeteneği

Günümüzde Amerika’da 54.000 Osteopat çalışmaktadır. Mesleklerini “Doctor of Ostepath” unvanı alarak tıp hekimlerine eşdeğer çalışmaktadırlar. Daha çok hekim oldukları için ilaç, iğne, cerrahi gibi yöntemleri elle uygulamalardan daha öncelikli uygulamaktadırlar.

Avrupa ’da ise farklı bir gelişim izler. İngiltere’de John Martin Littlejohn (Still’in öğrencisi) Osteopatiyi Avrupa’ya getirir ve fizyoterapistlere bu olanağı sunar. 1917’de Londra’da British School of Osteopathy’yi kurar. 1950’ye kadar da tüm Avrupa’da yaygınlaşır.

Avrupa’da daha çok terapistler manuel (elle) terapinin etkin formu olarak kullanmaya başlarlar. 1993’ten beri İngiltere’de Osteopati bir meslek olarak tanımlanmıştır. Ayrıca Fransa, Belçika ve diğer ülkeler de bunları izlemektedirler.

William Garner Sutherland (1873-1954) Osteopati’de Cranio – Sacral Terapiyi geliştirmiştir.

1980’li senelerde ise Fransız Osteopat Jean Pierre Barral ve Jacques Weischenk organların muayene ve tedavisini içeren Visseral Osteopatiyi geliştirmişler ve tedavi yelpazesini genişletmişlerdir.

Osteopatinin bütüncül bakış açısına göre vücudun herhangi bir bölgesinin fonksiyonu diğer vücut bölgelerinin fonksiyonlarını yerine getirmesine ve birbirleri ile bir uyum içinde olmasına bağlıdır. Bir örnekle açıklamamız gerekirse örneğin çene eklemi problemi olan bireylerde komşuluklarından dolayı omurga problemleri olabilir. Fasyal bağlantılardan dolayı kalça eklemi, diz hatta ayak bileği problemleri gözlemlenebilir. Visseral problem veya kranyal kemiklerin mobilitesinde gelişen alterasyonlar sonucu dikkat eksikliği gibi problemler gelişebilir. Bu döngü tam tersi bir şekilde ilerleyebilir, omurga problemleri çene eklemi problemi veya visseral problemlere yol açabilir.

 
 
os1
 
 
 
os2
 
 
 
 
Osteopatinin Bölümleri

Yapısal osteopati : Muskuloskeletal sistem problemleri üzerine yoğunlaşmış osteopati bölümüdür.
Visseral Osteopati : Visseral yapılar , onların vasküler, nöral ve fasyal bağlantıları üzerine yoğunlaşmış osteopati bölümüdür.
Kranyal Osteopati : Kranyal kemikler ve biribirleriyle bağlantıları, meningeal membranlar, serebrospinal sıvının rolü üzerine yoğunlaşmış bölümüdür.

Osteopatlar tedavilerini şekillendirirken disfonksiyonun nedenini ortaya koymaya çalışırlar. Tedavinin komponentlerini bu anatomik, fizyolojik bağlantılar yaptıkları osteopatik özel değerlendirme yöntemlerini göz önüne alırlar. Disfonksiyonun primer nedenini ortaya koyduktan sonra tedavi ona göre şekillendirilir. Tedavi seansların genellikle yarım saat ve bir saat arasında değişmektedir. Osteopati seansları arasında 24-48 saat ara verilmesi gerekmektedir. Osteopatik tedaviler vücudun kendi iyileşme mekanizmasını tetiklemeyi amaçladığı için vücudun bu etkiyi ortaya çıkarabilmesi için zaman verilmektedir.

Tedavide Uygulanan İleri Derece Manuel Yöntemler:

• Spesifik düz hatlı Manipulasyonlar ve Mobilizasyonlar
• Yumuşak doku tedavileri
• Cranio-Sacral Terapi

Reflexoloji Yöntemleri (Meridyan, Ayak tabanı, Periost, Konnektif Doku, Jarricot, Dişten teşhis, Yüz fizyogonomisi vs.):

• MiyoFasyal gevşetme yöntemleri
• Meditasyon uygulamaları
• Sinir Bölge mobilizasyonları
• Organların mekanik muayene ve tedavisine yönelik uygulamalar
• Kinezyoloji testlemeleri

Dünya Sağlık Örgütünün Osteopati Modelleri

Osteopatide Dünya Sağlık Örgütünün de belirttiği gibi temelde 5 yapı-fonksiyon ilişki modeli kabul edilmektedir.

Bu modeller Osteopatlara değerlendirme ve tedavide yol göstermektedir:

1. Bio-mekanik yapı-fonksiyon modeli
2. Respiratuvar / dolaşımsal model
3. Nörolojik yapı fonksiyon modeli
4. Bio-psikososyal yapı-fonksiyon modeli
5. Bio-enerjetik yapı-fonksiyon modeli
Bu modellemeleri göz önüne alarak Osteopatlar osteopatik değerlendirmeleri yapar ve osteopatik tekniklerle tedavilerini uygularlar. Bu teknikler arasında kas enerji teknikleri, myofasyal gevşetme teknikleri, visseral teknikler, kranyal osteopatik teknikler, yumuşak doku ve eklem teknikleri, yüksek hız düşük amplitüdlü manipulasyonlar yer almaktadır. Bu teknikleri uygulayarak direkt veya indirekt tekniklerle tedavilerini gerçekleştirirler.

Osteopatinin Kullanıldığı Durumlar

• Bel, boyun, sırt ağrılarında ve fıtıklarında
• Migren ve gerilim tipi baş ağrılarında
• Skolyoz, kifoz gibi postür bozukluklarında
• Ameliyat sonrası ağrı ve yapışıklıkların giderilmesinde
• Stres ve sinirsel gerginliklerde
• Kronik yorgunlukta
• Uyku bozukluklarında
• Nevraljide
• Solunum problemlerinde
• Spor yaralanmalarında
Hormon bozukluklarının tedavisinde destekleyici olarak
• Kronik nörolojik hastalıklarda destekleyici olarak
• Dolaşım sorunlarında (kan ve lenfatik sistem)
• Hareket ve fonksiyon bozukluklarında
• Yürüme, denge ve koordinasyon bozukluğunda
• Fibromyalji sendromunda
• Eklem sertliği, kireçlenme gibi artrozik değişikliklerde
• Eklem blokajları, omurga ve kosta blokajlarında
• Çene eklemi problemleri (çiğneme problemleri, bruksizm, çene hareketlerinde krepitasyon)
• Kabızlık, ishal, idrar kaçırma, hazımsızlık,gaz, karın ağrısı, spastik kolon, pitozis ve hazım organlarının fonksiyon bozukluklarında destekleyici tedavi olarak visseral osteopati kullanılır
• Bebeklerde yutkunma, kusma, kafa şekil bozukluğunda craniosakral osteopati
• Alerjik ve kronik hastalıklar
• Akut ağrılar
• Romatizmal hastalıklarda osteopati destekleyici tedavi olarak kullanılabilir.